Yağmur Doğan “İçkin”

-Öncelikle kendinden bahseder misin?

Merhaba ben Yağmur Doğan. İstanbul’da yaşayan ve üreten genç bir sanatçıyım. Yeditepe Üniversitesi’nden 2017 yılında Plastik Sanatlar ve Resim, 2019 yılında da Sanat Yönetimi bölümünden mezun oldum. Aynı kurumda yüksek lisans çalışmalarıma “Feminist Sanat” alanında devam ediyorum. Çalışma pratiğimden kısaca bahsetmem gerekirse öğrencilik yıllarım da dahil o zamandan bu zamana bir çok disiplinde sayısız eser ürettim. Hala anlatabildiğimi en iyi şekilde ifade edebilmek için bir çok disiplinde eser üretmeye devam ediyorum. Eserlerimin çoğunluğunu resimlerim, ondan sonra kolajlarım ve enstalasyon çalışmalarım oluşturuyor. Şimdi de fotoğraf ve video denemeleriyle karşınıza çıkmaya hazırlanıyorum.

-1Duvar sergisi sanatçılara alan açma ve ifade etme özgürlüğü sağlama fikrinden yola çıkıyor. 1Duvar için “İçkin” serisini seçme amacın neydi? Niye bu seri?

1Duvar için seçtiğim “İçkin” isimli seri aslında çalışmalarımın büyük bir kısmını oluşturan resimlerden son dönem seçkisini ön plana çıkarıyor. ‘İçkin’ isimli seride aslında resimlerim açısından bir dönüşüm içerisindeyim. Mikro müdahalelerde bulunuyorum ve bu mikro müdahaleleri de “İçkin” isimli serimizde deneyimlemek adına ön plana çıkarıyorum. İlk kez seyirciyle buluşacak bu seri. Normalde eserlerimin arkasında düz ve tek bir leke şekilde arka planlar yaratırdım ama bu seriyle birlikte çizgiyi arka plana ekleyerek üst planda bulunan katman katman leke geçişleriyle yeni bir ilişki kurmayı hedefliyorum. Bu çizginin hareketiyle de aslında mekanla yeni bir etkileşim yaratmayı planlıyorum. Süreç heyecan verici.

-Bu serinin işlerini üretirken benlik algısını sorguladığını varsayarak, benlik kavramı üretiminde nasıl bir yer tutuyor?

Benlik kavramı işlerimin kök hali diyebilirim. İşlerimin kavramsal konstrüksiyonu benlik üzerine kurulu. Benim için benlik çok değişken ve çok katmanlı bir yapı. Bu noktada da Erving Goffman çok önemli bir referans noktası işlerim açısından. Onun yapmış olduğu “Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu” isimli çalışmasında yaşadığımız dünyayı bir tiyatro  sahnesi, insanları da birden çok performans sergileyen oyuncular olarak ele alıyor. Bu performanslar üzerinden de benliğimizin her seferinde yeniden şekillendiğinden bahsediyor. Bireyin ötekilerle karşılaşması durumunda kendisinin nasıl yeniden ele aldığını, nasıl yeniden sunduğunu, bunun için nasıl yeniden stratejiler gerçekleştirdiğini “benlik” kavramını kullanarak açıklıyor. Tam da bu noktada aslında benim görüşlerimle Erving Goffman’ın çalışması yapboz parçası gibi birbirine oturuyor. Ben de resimlerimde yakalanan portre silüetlerinde gördüğünüz o akışkan halde sürekli değişen benliğimize bir bakış anı sunmayı hedefliyorum. Sürekli değişen benlikten söz ederken aslında bir kimliksizleşmeden de söz ediyorum çünkü benlik üzerinden kendimize bir kimlik yar sürekli de değişen bir benliğimiz varsa bir kimliksizleşme içerisinde bulunuyoruz. Bu yüzden resimlerimde aslında bir kimliksizleşme var. Birey olarak yaklaşamıyorsunuz. Bir silüet… Belirli bir portresi yok, belirli bir dokusu yok bu şekilde.

-Eserlerini isimlendirmemeyi seçiyorsun. Bu seçimin eserlerin benliği ve kimliği üzerindeki yansımasından bahsedebilir misin?

Aslında bilinçli olarak isim vermiyorum. Farklı serilerde farklı disiplinlerde üretilmiş farklı serilerde isimli işlerim mevcut ama resimlerim bunların arasında yer almıyor.  Bunun sebebi de değişken bir benliği ön plana çıkarmaya çalışırken bir isim vererek durağan kılmak istemiyorum. Seyirciyi de bir isimle yönlendirmek istemiyorum açıkçası çünkü aradaki etkileşimi önemsiyorum. Çoğu zaman fikirleri olmadan resimlere yaklaştıklarında kendilerinden bir parça bulabiliyorlar bu noktada. Bir de resimlerin yapı olarak kullandığı malzemeden  ötürü yansıtma özelliği var ve cam gibi bir etki yaratarak izleyici de kendi içerisine dahil ediyor.  Bu yüzden etkileşimin çok önemli olduğunu düşündüğüm için bir isim vererek kısıtlamak istemiyorum. 

-Çizdiğin figürlerin yüzleri ve bulundukları bir mekan olmadığını görüyoruz. Bu durumun sebebinden bahsedebilir misin?

Eserleri bir mekan çizip o mekana dahil ederek farklı bir dünya içerisinde yer aldırmak istemiyorum. Eserler o anda sizinle birlikte o mekandalar ve sanki o an içinde o dönüşümü yaşıyorlarmış gibi bir etkileri var; bunun dışına çıkartmak istemiyorum. Tabii ki ilerleyen süreçte, dediğim gibi resimlerim bir dönüşüm halinde, farklı bir mekanda yer alabilir. Ama şu  an için bu şekilde ilerliyorlar. Portre silüetlerine gelecek olursak net olarak bir portre görmememizin sebebi de yüzden öte onun ardınaki benlik kavramıyla ilişkili. Tamamen o değişim anı benim odak noktam. Ona odaklandığım için de detaylı bir portre görmüyorsunuz, sadece silüet halinde yer alıyorlar.

-Pandemi sürecini de göz önüne alırsak, gelecekteki projelerinden bahseder misin? Süreç senin için nasıl evrildi?

Pandemi aslında bir çok zorlukla birlikte ağır çekimde yaşamaya alıştığımız bir dönem. Tamamen bir belirsizlik çağı, siz istediğiniz kadar planlar yapın, projeler gerçekleştirmeyi hedefleyin bu sizin istediğiniz şekilde ilerlemiyor maalesef. Bu yüzden yakın ve uzak gelecekte düşündüğüm bir çok proje mevcut ama yakın ve benim elimde olan şeylerden söz etmeyi tercih edebilirim. Yeni bir proje serisine başladım. Tamamen süreç odaklı endemik bir bitki türünün yok oluşuyla alakalı. Bunun üzerinden yeni disiplinler deneyerek yeni bir üretim süreci gerçekleştirmeyi hedefliyorum. Onun dışında tabii ki arka planda sürdürdüğüm resimlerin ve kolajların üretimi  devam ediyor. Yüksek lisans tezim var bir yandan, onu bitirmek için büyük çaba sarf ediyorum ve önemli bir kaynak olması için de ciddi emek veriyorum. Çok heyecanlandığım tek bir konu var. İki arkadaşımla beraber kollektif bir yapı diyebileceğim bir oluşuma imza atıyoruz ve birlikte bir üretim gerçekleştirmeyi planlıyoruz.  Bunun sonunda bir proje gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yeni bir oluşum olacak ve çağdaş sanata farklı bir perspektiften bakmayı deneyecek.

Röportaj için teşekkürler.

×

Merhaba!

Ürün ve siparişiniz ile ilgili bilgi almak için WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

× Bize Sorun