Sefa Çatuk “3”

Öncelikle kendinden bahseder misin?

1992 İstanbul doğumluyum. Lisans ve yüksek lisans eğitimimi Sakarya Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde tamamladım. Sosyal sanat hayatıma ise İstanbul Beyoğlu’ndaki atölyemde devam etmekteyim.

Resimlerimde güncel-politik olayları ironik bir bakış açısıyla ele alıyorum. Kültür ve ahlak yapısını incelerken seçtiğimiz veya kullandığımız dil, din ve ritüel kavramlarını ele alıp insanlara itiraf alanı tanıyıp itiraz etmelerini sağlamak istiyorum. Daha öncelerde natürmortlar, özellikle yemek sofraları, ile tekniğimi ve konularımı geliştirmiştim.

1wall sergisi sanatçılara alan açma ve ifade etme özgürlüğü sağlama misyonundan alıyor. 1wall için “3” projesini seçme amacın neydi? Niye bu seri?

7 rakamıyla ilgili daha önce oluşturduğum bir proje vardı. Daha sonrasında 3 sayısıyla ilgili okumalar ve araştırmalar yaptım. Önceki projemin devamı niteliğini taşıyan 3 rakamı ile üçlü koltuğu birleştiğim bir iş ürettim. Üçlü koltukta; güç, politika, konfor ve iktidarın getirdiklerini eleştirdim. Bu koltuğu doğanın içine yerleştirdim. Koltuğun yanına ise diğer işim olan yastığı ekledim.

Resimlerinde ilk bakışta fark edilen sembolik bir dil mevcut. Genel olarak çalışmaların nasıl bir süreçte ortaya çıkıyor? Onları oluşturan ana fikir ve referansların, bu dilin oluşumunda katkıda bulunan ve seni besleyen kaynakların neler?

Üniversite dönemlerinde Alman Ekspresiflerinden ve Yüksel Aslan, Mehmet Siyahkalem, Cihat Burak gibi sanatçılardan etkilenip alt yapımı oluşturmuştum.Yüksel Aslan’ın resimlerindeki politik imgeler çok dikkatimi çekmişti. Bu üslubu geliştirdiğimde boya ve zamandan ne kadar tasarruf edip kendimi daha iyi ifade edebilirim diye üzerine oldukça düşünmüştüm.

3 rakamı aslında bütün dinlerde kutsal ve politik bir sayı olarak karşımıza çıkar. İmgeleri, sembolleri ve kendi mitalojimi oluştururken daha çok Yunan Mısır Mezapotamya’nın sembolik anlatım dillerinden etkilenip araştırmalarımı bu şekilde temellendirmiştim. Daha sonrasında resimlerimde özellikle Yemek Serilerimden başlayarak bu sembolik anlatıma gitmeyi tercih ettim. Bu sofraları izleyiciyi içine çekebilecek kadar etkili ama bir o kadar da tehditkar olarak kuruyordum. Bu şekilde aslında günümüzü ifade etmeye çalıştım. Zamanla sofralar figürlerle birleşmeye başladı.

Figürlerde kullandığım imge ve semboller güncel ve politik bir anlatım üzerine kurmayı tercih ediyorum. Global bir anlatımdan ziyade “bana göre ne anlattığını” ifade etmeye çalışıyorum.

Son olarak 1wall da gösterdiğin “3” eseri kırmızı üçlü bir koltuk ve yanında küçük bir yastık var. Koltuğun ve yastığın senin imgeleminde yansıttığı şeyi biraz anlatır mısın?

Rakamlarla olan ilişkim üretimlerimlerimde çokça kullandığım ögelerden. Üçlü koltuğu ürettiğimde, hali hazırda daha önceden ürettiğim bir koltuk serim daha vardı. “Koltuk üzerindeki koltuk”, “söz üzerindeki söz” gibi bir üretim sürecim vardı. Bu üçlü koltuğu ise iktidar ve gücü doğanın içine yerleştirilmiş bir şekilde gösterdim. Koltuğu doğanın içinde konumlandırmamın sebebi ise gerçek iktidarın doğa olduğunu vurgulamak istememdi. Koltuğun rengi olarak kırmızıyı seçme sebebim ise kırmızının tehditkar bir renk olmasıyla ilgili. Serinin diğer parçası olan “Yastık” ise basamak ve konfor kavramlarını sembolize ediyor. Aslında kararların tek bir söylemden değil de çoklu bir söylemden olduğunu düşünüyorum.

Röportaj için teşekkürler.
Yazar: Sefa Çatuk

×

Merhaba!

Ürün ve siparişiniz ile ilgili bilgi almak için WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

× Bize Sorun