Ege Subaşı ”Boşluk”

-Öncelikle kendinden bahseder misin ?

Ege Subaşı ben. Kimlik ve benlik kavramları üzerine çalışan bir sanatçıyım. Şu anda Yeditepe Üniversitesinde Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümünde yüksek lisansımı yapıyorum. Tez öğrencisiyim. 

-Çalışmanda bireyin kendine yabancılaşmasını vurguladığını görüyoruz , bu yabancılaşmanın senin hayatındaki yeri nedir ?

Kimlik ve benlik kavramlarını incelememin sebebi de aslında kendime yabancılaştığım bir süreçte bunu sorgulamak içindi. Genel anlamda üretimler kendi hislerimle ve yaşantımla bir arada gidiyor. Ondan dolayı bazen, her insan yaşamıştır bunu, birgün uyanırsın aynaya bakarsın. Ertesi gün sanki başka bi insana bakıyormuşsun gibi gelir. Aslında temelde bu noktadan çıkmış işler işlerim. Özellikle şehir hayatında, neredeyse her insanın hayatının bir döneminde bu şekilde kendine yabancılaşma hissini yaşadığını düşünüyorum. Böyle bir anlamı var aslında bu bireyin kendine yabancılaşma sürecinin.

-1Duvar sergisi sanatçılara alan açma ve ifade etme özgürlüğü sağlama fikrinden yola çıkıyor. 1Duvar için “ Boşluk ” çalışmasını seçme amacın neydi? 

Genel anlamda bir resme başlarken o resimle alakalı ilk edindiğim şey hislerim. 1 wall için hazırladığım proje; “Bir his hissediyorum şu an ve bu nasıl bir his?” diye düşünerek, bu hissi analiz ederek başlamış bir proje. O dönemde hissettiğim hissi tanımlamam gerekirse; “İnsanın içinde iki göğsünün ortasında bir boşluk hissi olur ve bazen orayı yırtıp açmak ister. Bir karadelik gibidir ve içine çeker her şeyi. O dönem boşluk hissini yoğun bir şekilde hissediyordum. Yaptığım okumalar sırasında Adam Philips isimli bir psikanalistin “Hüsran” kavramı üzerine yazdığı bir metne denk geldim. Bu metni okuyana kadar hissettiğim boşluk kavramının nedenini tam olarak ilişkilendiremiyordum. 

Bir şeye bir duruma karşı hissettiğin hüsran yada hayal kırıklığı senin içinde ya da bireyin içinde anlamlandıramadığı, varlığını bilmediği ya da temelini bilmediği bir boşluk hissine neden oluyor. 

– Üretimlerinde gerçek fotoğraflardan edindiğin referanslar üzerinden çalışmalarını oluşturuyorsun.  Bize bu süreçten biraz daha bahsedebilir misin? Fotoğraflar çoğunlukla kadın suretlerinden oluşuyor, bunun sebebi nedir?

Hislerin üzerine üretim yapma dürtüsünden bahsetmiştim . Bunu yaparken en iyi görselleştirebileceğim, referansı en iyi alabileceğim şey aslında kendi fotoğraflarım. Kompozisyonları kendi fotoğraflarımı çekerek oluşturuyorum ya da arkadaşlarımın veya tanıdığım bildiğim insanların. Kadın figürü olmasının sebebi ben kadın olduğum için. Genel olarak maviler morlar ve bu renklerin koyu tonlarını daha çok kullanıyorum . Mavi benim çok sevdiğim bir renk. O rengi kullanmak bana anlamdaki  derinliği arttırıyormuş gibi geliyor. Doğaya bakıyorum mesela deniz mavi gökyüzü mavi ikisi de sonsuz ucu bucağı yok ve beyazdan siyaha kadar tonları var. Oradaki renk skalası da aslında anlatmak istediğim hisleri  ve duyguları daha çok yansıtıyor. Direkt içimden akan renk paleti bu. 

Genel olarak şunu da söyleyebilirim, üretim sırasında aslında benim temel motivasyonum her resim bana bendeki bir şeyi hatırlatıyor, belki unuttuğum ya da  farketmediğim bir şeyi su yüzüne çıkarıyor. Ondan dolayı her resimde ‘’Tamam bir şey daha öğrendim galiba şu anda, farkettim kendinle ilgili bir şeyi’’ diyorum. O yüzden resme başladığımda temel motivasyonum şu an bu durumla ilgili öğrenmem gereken bir şey var, haydi öğrenelim o zaman.

Röportaj için teşekkürler.

×

Merhaba!

Ürün ve siparişiniz ile ilgili bilgi almak için WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

× Bize Sorun